Gülmek yada Gülmemek

Derler güldüğüme bakma için kan ağlar, kan ağladıkça ben gülerim gibi gibi…

Maske takmak alışkanlık olmuştur belki… Kime, neye, nasıl, neden…

Geçti gitti artık hepsi, o kadar yoruluyor ki insan maskeyi alıp takacak kadar hali kalmıyor bazen. İşte öyle bir güne daha merhaba dedim, öyle bir aya, öyle bir yıla belki de öyle bir hayata…

Merhaba Gencolar, yazmıyordum ne zamandır, gerçi birinizde neden yazmıyorsun demediniz. Hayatla uğraşıyordum Don Kişot misali. Sonucu söylemeyeceğim -ki zaten yazmaya başladığımdan da belli değil mi?- .

Yaptık bir şeyler ve aslında hiç bir şey yapmadığımı keşfettim yeniden. Ben artık karanlık yazmak karanlık konuşmak istemedikçe sanki karanlık ben olmuşcasına kelimeler durmuyor dökülüyor. Beni benimle bırak giderken demiştim ya hani sana bundan 14-15 yıl evveli, hey sana diyorum, neden götürdün beni nereye götürdün. Ne yolumu bulup geri dönebiliyorum ne nerede olduğumu biliyorum.

Çok su aktı köprünün altından ama yine de içte kalan anlar-anılar var. Hay tüküreceğim şimdi imla kurallarına, yazamıyorum hem imla hem ahlak kuralları gereği yazamıyorum.

Eskisi gibi olacak yine sosyal medya mı vardı, döktürüyor gömüyordum ya burdan. Yazacağım yine pata küte. Hep dilimdeydi yine dilimde olacak aklımdakiler ama bu sefer yazılı da kalacak. Belki dönüp dönüp okuyup ders alırım.

Gencolar ben artık buralardayım sık sık yazarım diye düşünüyorum eğer ki gitmezsem… Belki gittiğim için yazıyorumdur… Yazdığım için gitmişsem demek ki… Yok sonu yok, başı hatırlanmıyor…

Neden?

Gülecek miyim? Güldürebilecek misiniz bu taşı? Güldürmek için uğraşacak mısınız? Kimi? Neyi?

 

Ferhangibirisi – 22.03.2017 – 13.25